02/04/2023

Doku Tipleme Laboratuvarları Neler Yapar?

Merhaba. Ben bugün size özellikle HLA laboratuvarları
daha doğrusu doku tipleme laboratuvarları neler yapar
bu doku tipleme laboratuvarlarının özellikle
çalışma alanlarının neler olduğundan kısaca bahsetmek istiyorum. 

HLA tabii ki çok önemli bir  gen.
Aslında son derece kromozomda küçük bir bölgede fakat derinliği
ve etkisi önemli olan bir gen. 

Transfüzyon tıbbından transplantasyon tıbbına kadar; üreme fizyolojisinden,
üreme immünolojisinden daha otoimmün hastalıklara kadar uzanan geniş bir
yelpazede çok önemli bir yeri var. 

Tabii ki, bu molekülleri tespit etmeye, bu proteinleri tespit etmenin yanı sıra bu proteinler ile ilişkili reseptör ve ligantları da bilmek ve bunların ortaya çıkarılması, 
bu söylediğim alanlar için son derece önemli. 

Biz, rutin olarak çalışan laboratuvarlar, tabii ki özellikle akreditasyon almamız çok önemli.

Belirli bir standartlarda, bu testleri gerçekleştirmemiz gerekiyor. 

Özellikle HLA sisteminin çalışmasını çok eski yıllarda serolojik olarak göstermenin dışında
94’ten itibaren moleküler teknikler kullanıyoruz. 

Artık kullandığımız moleküler tekniklerde de hepinizin bildiği gibi
DNA dizileme NGS tekniği yıllardır rutinimize girdi gibi kabul ediyoruz. 

Sadece HLA tiplemesinde değil aslında bu teknik, 
KIR tiplemesinde, özellikle kemik iliği nakillerinden sonra gerçekleştirilen
Posttransplant dönemde, hastanın takibinde gerekli olan kimerizm analizinde,
NGS ne kadar önemli olduğunu görüyoruz. 

Kullandığımız tüm testlerin özellikle transplantasyonda değil, Non-HLA antijenleri dediğimiz grubun hem transfüzyon tıbbında hem otoimmünite ile ilişkisini görüyoruz ve
önümüzdeki yıllarda bunların çok daha fazla olduğunu görmekteyiz. 

HLA sisteminin, tabii ki özellikle kök hücre nakillerinde,  
sağlıklı vericilerin tiplendirilmesinde,
hastaların verici seçiminde ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. 

Özellikle yüksek çözünürlüklü HLA allellerinin tiplendirilmesi
yani ABCDRDQ DP dışında son yıllarda DQ A1’lerin,
Dp B1’lerin dışında DP A1’lerin DQ A1’lerin de transplantasyonda 
önemli olduğunu biliyoruz. 

Pek çok laboratuvarda, Avrupa’da, artık rutin analiz yöntemleri arasına girmiştir
ve bu verici seçiminde gerçekten uygun vericiye yani tam uyumlu bir verici diyebilmemiz
için bunların tamamının tiplendirilmesi, kök hücre nakillerinde,
nakil sonrası ortaya çıkabilecek yüzde 19 ile yüzde 50 arasında değişen oranda GVHD
reaksiyonlarının ortaya çıktığını biliyoruz. 
Yüksek bir oran.

Ne kadar iyi, detaylı bir HLA tiplemesi yapıldığını da yayınlardan da biliyoruz. 

Graft Versus Host hastalığının frekansı azalıyor.
Ve özellikle tek Antijen mismatch vakalarında, 
yine yüksek çözünürlüklü NGS teknolojisi ile yapılan çalışmalarda, 
dört digit dışındaki diğer digitlerin de bazı HLA allellerinin 
ekspresyonlarının fazla ya da az olmasında etkili olduğunu biliyoruz.

Bu nasıl bir önem taşır?

Eğer elinizde bir tane tek bir verici var ve bu verici
antijen mismatchli bir verici ise hasta arasında, 
eğer bu dört digit dışındaki diğer digitlerde de ekspresyon düzeylerini görebiliyorsanız 
nakil sonrası öngörüyü yapabilirsiniz ve transplant hekimine bu konuda destek olabilirsiniz.

Yine aynı epitop mismatchlerinin çok önemli olduğunu biliyoruz. 
 
Aslında, eskiden antijen mismatchi, arından allel mismatchinden
bahsederken galiba en önemlisinin
epitop mismatchi olduğunu yıllar içerisinde gözden kaçırdık. 

Aslında onlar hep oradaydı. 

Şimdi yine yeni teknolojiler,
yeni algoritmalar, yeni programlar ki bu programlardan bir tanesi de PIRCHE programıdır.

Bize antijenik mismatchli olan hastalarda aslında gerçekten hastayla verici arasındaki
epitop mismatchinin hangi sayıda olduğunu ortaya çıkarabiliyor.

Yayınlar var bu konuda.
Daha fazla yayınlara da ihtiyaç var. 

Epitop mismatch sayısının, aslında bu sayıya bakılarak 
bu sayının fazla olmasının da relaps ve GVHD üzerinde etkili olabileceği düşünülüyor. 

Yani sadece bir antijen mismatch değil, belki 5 epitop mismatch belki 25 epitop mismatchi değerlendirmek ve bunu net ortaya koymak,
yine hekime seçeceği donör konusunda ve seçtiği 
nakil yapıldıktan sonra ortaya çıkabilecek relaps, graft failure ya da GVHD gelişmesi konularında öngörüde bulunabilecek. 

Yani doku tipleme laboratuvarları HLA ile ilgili yapacak çok şeyleri var. 

HLA dışında non-HLA ile yapacak çok şeyleri var. 

Ve bu alanlardaki çalışmalara da aslında akredite olarak 
standartlara uygun bir şekilde sonuçlar verdiğimizde 
literatüre de pek çok katkıda bulunacağımızı düşünüyorum. 

Teşekkür ederim.
 

Haberler, duyurular, webinarlardan haberdar olmak için lütfen kayıt olun !

abone ol

Uzmanla konuşun!

Aşağıdaki iletişim araçlarından bir tanesi ile uzmanlarımız ile iletişime geçebilirsiniz.